İngilizcede Kafa Karıştıran Kelimeler, 2. Bölüm: This vs. That, Many vs. A lot ve Daha Fazlası!

Bugün kafa karıştıran daha fazla kelime çiftini ele alacağız. Bu listenin 1. bölümünü kaçırdıysanız, daha fazla kelime çifti için bu bağlantıya göz atın. Bugünkü rehberde beş yaygın kelime çiftini öğreneceğiz: this/that, these/those, in/at/on, do/make ve many/a lot. Her açıklamadan sonra, anlayışınızı test edecek bir alıştırma senaryosu bulacaksınız. Haydi başlayalım!
This vs. That
This, yakınınızdaki bir şey için kullanılır.
This book is interesting.
Bu örnekte kitap size yakın; muhtemelen elinizde ya da önünüzdeki bir masanın üzerinde.
That, daha uzaktaki ya da geçmişteki bir şey için kullanılır.
That car is very old.
Bu örnekte araba sizden uzakta; muhtemelen sokağın aşağısında park edilmiş ya da siz yerinizde dururken sizden uzaklaşıyor.
That was my favorite show when I was six.
Burada çocukken çok sevdiğim ama yetişkin olarak artık sevmediğim bir diziden bahsediyorum. Bu, geçmişte kaldı.
İpucu: Dokunabileceğinizi hayal edin—this kullanın. Parmağınızla işaret etmeniz gerekiyorsa—that kullanın.
Alıştırma:
Doğru kelimeyi seçin, cevaplarınızı kontrol etmek için aşağıdaki listeyi açın:
______ pen in my hand is blue.
Look at ______ house over there!
Wow, ______ was a really cool museum. (Şu anda eve dönüş yolundayız)
Look at ______ cool photo I just took! (Fotoğrafı elimde gösteriyorum)
When I was in school, ______ was my favorite place to eat.
Cevaplar
this
that
that
this
that
These vs. Those
Yakınınızdaki birden fazla şey için these kullanın.
These shoes are new.
Burada ayakkabılar muhtemelen ayağınızda (giyiyorsunuz) ya da elinizde (tutuyorsunuz), yani size yakınlar.
Daha uzaktaki birden fazla şey için those kullanın.
Those birds are flying high.
Burada kuşlar gökyüzünde, yerde duran sizden uzakta.
İpucu: "those" kelimesinde "over there" ifadesindeki gibi bir "o" harfi vardır; bu yüzden bir şey uzaktaysa yazımında "o" olan kelimeyi kullanın.
Alıştırma:
Doğru kelimeyi seçin:
______ apples on the table are fresh.
I love ______ mountains over there.
Do you even like ______ pictures? (Onları elimde tutuyorum)
What are ______ called? (Uzaktaki bir şeyi işaret ediyorum)
Cevaplar
these
those
these
those
Reklam
In vs. At vs. On
Bu edatlarda ustalaşmak biraz zor olabilir, o yüzden görsellerle inceleyelim.
Genel konumlar veya belirli noktalar için "at" diyebilirsiniz.
"I'm at the movie theater, about to get into the car"
Burada sinema salonunun içinde değil, otoparkta arabama doğru yürüyorum.
"I'm standing at the edge of the cliff, it's so high!"
Bu biraz zor olabilir. Zirveye çıktıysam evet dağın "on" üzerindeyim, ama daha spesifik olarak aşağı bakarken uçurumun kenarında "at" durumdayım. Bu, dağın zirvesinde hangi noktada olduğumu daha net belirtmenin bir yoludur.
Biri ya da bir şey başka bir şeyin içindeyse "in" diyebilirsiniz.
The muffins are in the cabinet.
She lives in New York City.
Bu örneklerin ikisinde de özneler (muffin, she) bir konumun (dolap, New York) içindedir.
Biri ya da bir şey başka bir şeyin üstündeyse "on" kullanabilirsiniz.
The book is on the desk.
Burada kitap masanın üstünde, altında veya bir çekmecenin içinde değil.
İpucu: Hangi edatı kullanacağınıza karar verirken bir okula ait şu görselleri düşünün.
Çocuklar okulda "at" mı (otopark veya oyun alanı gibi yakın çevrede), "in" mi (binanın içinde) yoksa "on" mu (okulun çatısında duruyorlar)?
Alıştırma:
Doğru kelimeyi seçin:
She is waiting ______ the bus stop.
The keys are ______ the bag.
I put the cup ______ the table.
She went for a walk ______ the beach.
I was ______ the post office when you called me.
My son was swimming ______ the pool when it started raining.
Cevaplar
at
in
on
on
at / in (içeride mi dışarıda mı olduğunuza bağlı olarak ikisi de olabilir)
in
Do vs. Make
Do, eylemler, işler veya görevler için kullanılır.
• I need to do my homework.
• She does exercise every morning.
Make, bir şey yaratmak (üretmek) için kullanılır.
• He makes delicious coffee.
• They made a cake for the party.
Bu kuralın istisnaları (kapsam dışında kalan durumlar) olabilir; örneğin "did you make the bed?" diye sorduğumda. Aslında bir şey yaratmıyorsunuz, bir görevi tamamlıyorsunuz. Ancak bu istisnalar sınırlıdır; bu yüzden kuralları izleyin, birkaç istisnayı zamanla öğreneceksiniz.
İpucu: Bir eylem veya görevse do kullanın. Bir şey yaratıyorsanız make kullanın.
Alıştırma:
Doğru kelimeyi seçin:
Can you ______ pizza for dinner?
I have to ______ the dishes after dinner.
I can't go out tonight, I have to ______ my homework.
Did you ______ this painting all by yourself?
Cevaplar
make
do
do
make
Many vs. A Lot
Many, sayılabilir isimler (sayabileceğiniz şeyler) için kullanılır.
There are many books in the library.
İsterseniz vaktinizi her bir kitabı sayarak geçirebilir ve nihai bir sayıya ulaşabilirsiniz.
A lot hem sayılabilir hem de sayılamayan isimlerle kullanılabilir.
There is a lot of water in the bottle.
İsteseniz bile oturup o şişedeki her damla suyu sayamazsınız. Bu imkânsızdır ve bu da onu sayılamayan bir isim yapar.
Not: Bazı sayılamayan isimler sayılabilir, örneğin "money"; ama birden fazla olduğunda çoğul yapmadığımız için yine de sayılamayandır. Sayılabilir ve sayılamayan isimler hakkında daha fazla bilgi istiyorsanız blogu takip edin. Yakında bu konuda bir yazı olacak.
İpucu: Öğeleri kolayca sayabiliyorsanız many iyi bir seçimdir. Emin değilseniz a lot çoğu durumda işe yarar. Şüphede kaldığınızda (emin olmadığınızda) "a lot" kullanın.
Alıştırma:
Doğru kelimeyi seçin:
She has ______ of money.
There are ______ of people at the concert.
Why are there so ______ cars that are bad for the environment?
He put ______ of sugar in my coffee. It's too sweet!
Cevaplar
a lot
many
many
a lot
Bu makale ilk olarak Thomas tarafından İngilizce olarak yazılmıştır. Çeviriler yapay zeka tarafından sağlanmıştır. Makalenin orijinalini İngilizce olarak okumak için web sitenizin dilini İngilizceye değiştirin.



